Sayfalar

11 Nisan 2013 Perşembe

Vişne Bahçesi – Anton Çehov 30 Eylül 2009



1860-1904 yılları arasında yaşamış ünlü Rus tiyatro ve öykü yazarı Anton Çehov aynı zamanda tıp fakültesi mezunuydu ve Çarlık Rusyasının son zamanlarını anlatışı pek çok okur/eleştirmen tarafından hastalık teşhis eden bir hekimin tavrına benzetilmiştir.

Vişne Bahçesi yazarın dünya çapında – öteki yapıtları gibi – yankı uyandıran bir tiyatro yapıtı. Elimdeki, Rusça aslından Leyla Şener’in çevirisiyle ‘antik batı klasikleri’nden çıkan baskısının arka kapak yazısı şöyle:

“Öyküleri ve piyesleri ile edebiyat dünyasına yepyeni bir soluk getiren usta yazar Anton Çehov’dan ölümsüz bir tiyatro eseri...

Eski şaşaalı günler geride kalmış, soylu bir geçmişten gelen Ranevskaya ailesi geçim sıkıntısı içine düşmüştür. Aslında sadece Ranevskayalar değil, bütün Rusya sarsıcı bir değişim geçirmektedir. Aristokrasi zeminini kaybederken yeni bir sınıf türemektedir. Yeni düzene uyum sağlamış olan tüccar Lapahin, ailenin tüm sıkıntılarını sona erdirecek bir ‘çözüm’ bulur: Onca hatırayı yüklenmiş Vişne Bahçesi’nin satışa çıkarılması.”

 

Vişne bahçeli malikanenin sahibesi Lyubov Andreyevna Ranevskaya Rus aristokrasisinin çöküşünü simgelemesi, elindeki avucundakini düşüncesizce tüketip tüccar Lapahinden borç alacak hale düşmesi, geçmişteki günahlarından ötürü Tanrının kendisini cezalandırdığı yönündeki inancı, ancak hatalarından pek de ders almayan hali ile hikayenin en hüzünlü karakteri. Artık satılan çiftlikten ve tabii ki hatıralarından ayrılmak – tabiri caizse - en çok ona koyuyor.

Dedesi ve babası geçmişte o çiftlikte uşak/köle, kendi ise artık zengin bir tüccar olan Yermolay Alekseyeviç Lapahin o dönemki Rus toplumundaki yozlaşmış değerlerin temsilcisi bir bakıma; her ne kadar çalışkanlık gibi iltifata tabi bir marifete sahip gözükse de aslında kurnaz ve fırsatçı, hatta ikiyüzlü ve gaddar bir karakter.

Kitabı okurken, Pyotr Sergeyeviç Trofimov’un sözünü sakınmaz tavrını, her halükarda onurlu ve dik duruşunu, aşkı aşılması lazım gelen hafif bir his mertebesine indirişini, toplumdaki ahlaki çöküşe dair farkındalığını ve ezilen tabakanın haklarını savunuşunu Anton Çehov’un gerçek hayattaki görüşleri gibi algıladım. Bu karakterin Lyubov Andreyevna Ranevskaya karakteriyle aralarındaki çatışmada aklın yönetimindeki güçlü insanla – burada sanki Nietzsche’ye atıf var – duygularının tutsağı acınası insan arasındaki tezatın altı çizilmiş.

Bir başka tezat da kölelik/efendilik düzenine hayret edilecek bir sadakatle bağlı, kendi çocuklarıymış gibi efendilerinin üstüne titreyen, seksen yedi yaşındaki uşak Firs ile ukala ve küstah genç uşak Yaşa karakterleri arasında mevcut.

Lyubov Andreyevna Ranevskaya’nın çiftliğin ailenin elinden çıkmasının acısını pek fazla hissetmeyen, gençliğe özgü bir iyimserlikle gelecekten umutlu kızı Anya ile hikayenin her an öfkeli karakteri, evlatlık Varya ve Vişne Bahçesini bir edebiyat klasiği kılan tüm öteki çocuk ruhlu ve bazıları takıntılı karakterler de gayet renkli ve ustalıkla yaratılmış.

 Vişne Bahçesi’nde 21.yy’ın okuru da kendisine ve tüm insanlığa dair bir şeyler bulacaktır.

Hiç yorum yok: