Sayfalar

11 Nisan 2013 Perşembe

HER SONBAHAR GELİŞİNDE... 13 Ekim 2009




 “Düşen bir yaprak görürsen
Beni hatırla demiştin”

Sonbahar nedense hep hüznü çağrıştırır.. Ayrılıkların mevsimi olduğu için belki de.. Ağaçtan ayrı düşmüştür yaprak.. Maşuktan ayrı düşmüştür aşık..Galiba insanın tabiatı bizi kuşatan tabiat anadan ayrı bir şey değil...

Bir şeyin bitişi hüzün verir.. Oysa ki başlangıçlar ne kadar coşkuludur... Bir şeyin başlangıcı ne kadar coşkuluysa bitişi de o kadar hüzünlü...

Kimse sevdiğinden ayrılmak istemez.. Bu anlaşılır bir şey.. Ayrılıklar bu yüzden kahreder.. Hele kavuşma umudu kalmamışsa..

“Biliyorsun seni ben
Sonbaharda sevmiştim..”

 

Siz hiç birini sonbaharda sevdiniz mi?.. Hiç sevdiğinizden sonbaharda ayrıldınız mı?.. İnsan nasıl çaresizlikten kıvranır, bilir misiniz?..

Kimleri, hangi mevsimde, niye sevdiğimizi hatırlıyor muyuz?.. Yoksa unuttuk mu çoktan. Hatıralarımızı değerli bir hazine gibi yaşatıyor muyuz hafızamızda?.. Yoksa, mazinin çöplüğüne mi terk ediyoruz kılımız bile kıpırdamadan?..

“Her sonbahar gelişinde
Sarı sarı yapraklarla
Kuru dallar arasında”

Sarı sarı yapraklar neler düşündürür bir ayrılana.. neler hissettirir?.. Ya kuru, kupkuru dallar?.. Ölümü hatırlatmaz mı?.. Her ayrılık bir ölüm değil midir?.. (Yoksa, ayrılık ölümden de beter miydi?..) İnsan sevdiğinden uzakta yaşasa, bu gerçekte yaşamak mıdır?..

“Sen gelirsin aklıma..”

Ve... neler bize o kişiyi hatırlatır?.. Bir şarkı mı?.. Birlikte gidilen mekanlar mı?.. Sonbahar mı?..

 Ve... bizler ancak ayrılıklar sayesinde mi anlayabiliriz sevdiklerimizin değerini?.. O halde.. tam da bu, ayrılıkları anlamlı kılan şey midir?..

Peki, değerini anladık anlamasına da, ya artık iş işten geçmişse?.. (Zaman makinesi de henüz icat edilmediğine göre!..)

O zaman da, her sonbaharda, düşünüp düşünüp hüzünlenirsiniz herhalde...

Hiç yorum yok: