Sayfalar

11 Nisan 2013 Perşembe

kilitli kapılar... 24 Ekim 2009




 birdenbire bir imge çakar şimşek gibi, zihninizde... bir şeylere ait gizemli bir imge...

ve siz kilitlenirsiniz artık o hayale... yakalamak için düşersiniz peşine... hayatınızın anlamı oluverir belki... sizi sizden alır bir yerlere götürür... ve siz artık o eski siz değilsinizdir...

bir haller olmuştur size... yabancılaşmışsınızdır bu dünyanın renklerine, seslerine... hiç kimse sizi anlayamaz... siz de kendinizi anlatamazsınız zaten hiç kimseye... bu, anlatılamaz çünkü... kelimeler kifayetsiz kalır...

hayat kilitli kapılar ardındadır... gerçek hayat... bilirsiniz...



o kapılardan birini açacak anahtardır zihne düşen o imge... ruhunuzu adım adım tutsaklıktan özgürleştirecek...

bazen kendisini bir şiire dönüştürüverir... bazen de bir öykü ya da romana... hani ‘hayatım bir roman’ denir ya... ya da şiir tadında hayatlar vardır... ve de... her insanın mutlaka bir öyküsü...

işte her şey – koskoca bir hayat- tek bir imgeye indirgenebilir varoluş itibariyle... sizi siz kılan o çekirdek düşünceye...

“anlamı yok tüm sözlerin!” 

sözün kalbe etkisi herkesçe bilinir ya... neden bazı sözler bizi kıskıvrak yakalarken ötekilerinin hiçbir etkisi olmaz üzerimizde?... varoluş tellerimizi titretmezler de, o yüzden mi?

hayatın büyülü akışı içerisinde imgeler, sözler, hisler biriktiririz bellek çekmecelerimizde... farkında olduğumuz ya da olmadığımız bir biçimde... kimi kullanışlıdır, kimi kullanışsız... içlerinden biri arada bir kilitli bir kapıyı açar... çoğu ise çaresiz bırakır bizi kapılar önünde...

incelikleridir bunlar hayatın oysa ki...

dikenleri elimizi kanatan bir gül gibi... belleğimizi kanatır bazı imgeler kilitli kaldıkça ruhun kapıları...  


yazmak ruhunuzu keşfetmektir... açılmaktır bilinmedik, imgeler okyanusuna... bildik, alışkanlık limanlarını terk etme yürekliliğiyle...

Hiç yorum yok: