Sayfalar

11 Nisan 2013 Perşembe

Sen



Beklemenin âlemi ne!

O kusursuz an asla gelmeyecek... Sen anlatmazsan kimse bilmeyecek... Paylaşmazsan, hayat tamamlanmayacak...

Vazgeç kendini hint kumaşı addetmekten...
Ne de abartırsın ya kendini! Oysaki, tüm insanlığa ait, sana ait sandıkların... Sen de herkesin gözünde, herkesin senin gözünde olduğu kadar yabancısın... Bir yabancı!.. Kabul et bunu!.. Herkes kendine değerli...

Hey sen!.. ‘Ben’ini frenle azıcık... Tepemi attırıyorsun!..

Bak, kapılarda bekletiliyorsun!.. Almıyorlar seni içeri... Neden diye bi’ sor kendine..



Ola ki karanlıkta bir yanıt bulasın...
Hep kolayı seçtin bugüne dek...
Zoru al şimdi... Belki sesin işitilir ya da sana bir anahtar verilir!..

Yazmak yalan söylemektir, diyorsun... Dürüstlüğü tek sen biliyorsun!.. Durma, sen de söyle yalanını...

Yazı yazı diye diye bir şeyleri eksiltiyorsun habire...  

Güya tırnaklarınla kazıyorsun!.. Emek değil, yüzsüzlük bu... Sen azıyorsun!..

Labirentlerde altüst külâh geliyorsun... Tersin dönüyor, tepetaklak düşüyorsun... Ağlanacak hâline gülüyorsun!.. Bu ne perhiz, bu ne...

Kanmayı seviyorsun, kandırmayı...
Küçük şeyleri pek bi’ büyütüyor, büyükleri küçümsüyorsun... Aldana aldata bir rüyayı yaşıyorsun...

Yalan yanlış yazıyorsun, dikkat et!.. Yalanlarla bir hayatı karartıyorsun!.. Paylaşmıyor, azaltıyorsun...

Yana yakıla söyleniyorsun... Oysa, şikâyetlere kulaklarını tıkıyorsun... Sonra, bir hâl çaresi bakıyorsun... Ne de işini biliyorsun!..

Hayali mesuliyet taşıyorsun... İri iri laflar ediyor, ahval üzre ahkâm kesiyorsun... Yanlış yakalara köprüler kuruyorsun...

Sen...
Zahirden öte yazamıyorsun!..

Hiç yorum yok: